© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Bir Hayalken Gerçeğe Dönüşen Kısacık Yaşamıyla Marilyn Monroe

1950’li, 60’lı yıllarda aşk, şehvet, güzellik, seksapelite denildiğinde tüm dünyada ilk olarak akla gelen kadınlardan birisi kesinlikle Marilyn Monroe idi. Tam bir sarışın kadın ekolü olan Marilyn Monroe, Amerikalı bir aktris ve modeldi. Amerikan filmlerindeki “aptal sarışın” rolünün kendine hayran bırakan oyuncusu, bu gün bile sarışın kadın imajının en belirgin resmidir. 1926 yılında doğup 1962 yılında, daha henüz 36 yaşındayken hayatını kaybeden Marilyn Monroe, 20. yüzyılın en aranan, en çok arzulanan kadınlarından birisi oldu. Babasız bir çocukluk, sinir hastası bir anne, yetimhanede geçen acımasız yıllar, adını, geçmişini ve kaderini değiştiren dünya starı olan bir kadın ve aslında çok daha fazlası Marilyn Monroe’nin kısacık yaşamında mevcut.

Acılı bir çocukluk!

Ünlü yıldızın gerçek adı Norma Jean idi ve o daha doğmadan babası annesini terk etmişti. Babasının olmayışı yüzünden Norma ve annesi açlık ve yoksulluk içinde yaşamlarını devam ettirmek durumunda kaldılar. Neredeyse tüm çocukluğu yoklukla geçerken bir de annesinin çok ciddi bir sinir krizi geçirmesi ve hastaneye yatırılmasıyla Norma için yetimhane günleri başlamış oldu. Ancak hayat hiç de adil davranmayacaktı ve küçük bir kız çocuğuyken, daha sadece 8 yaşındayken hayatındaki talihsizlikler yetmezmiş gibi bir de cinsel tacize uğradı. Norma için hayat fazlasıyla kötüydü, bir zaman sonra eskiden tanıdıkları birilerinin yanında kalmaya başladı. Fakat bu misafirlik de çok uzun sürmeyecekti. Zira kısa süre içinde evde istenmeyen biri haline geldi. Artık tek çare bir an önce evlenmekti.

Küçük yaşta yapılan başarısız bir evlilik!

Daha 16 yaşındaydı. Ancak babasızlık, annenin akıl hastanesinde olması, yetimhane günleri, cinsel saldırıya uğrama, yakınlarının kötü davranışları derken Norma, çaresizlik içindeydi. Hal böyle olunca bir fabrikada işçi olarak çalışan Jim Dougherty ile 1942 yılında henüz 16 yaşındayken evlendi. Fakat bu evlilik de onun yüzünü güldürmedi, 4 yıl sonra, 1946 yılında, 20 yaşındayken eşinden ayrıldı.

Sonunda şansı dönüyor!

Artık aşk, şans, evlilik gibi hayallerine veda eden Norma, bir fabrikada işçi olarak çalışıyor ve kendi yaşamını devam ettirmeye çalışıyordu. Ancak hiç beklemediği anda talih kuşu tam da başına kondu ve tesadüfen çekilen fotoğrafları sayesinde modelliğe başladı. Hiç de akıl alır gibi değildi, ancak çok kısa süre içinde çok ünlü bir film yapımcısı olan Howard Hughes, Norma Jean’ı keşfetti, adını da Marilyn Monroe olarak değiştirdi.

İşte karşınızda Marilyn Monroe!

Film yapımcısı Marilyn’e önce küçük roller verdi ve onun bu yeni dünyaya alışmasına yardımcı oldu. Birkaç filmde masum ve sevimli bir sarışın olarak boy gösteren Marilyn Monroe’nin yıldızı parlayacaktı. 1949 yılında, henüz 23 yaşındayken Love Happy ve 1950 yılında da All About Eve adlı filmlerde oyunculuğunu gösteren Marilyn Monroe için artık bir yıldız olmak üzeredir. Doğal sarışın, dişi tavırlar, cazip bir gençlik, canlılık onu aranılan bir kadın oyuncu haline getirdi. Bu arada 1950 yılında aşkı bulduğu ünlü beyzbol oyuncusu Joe Di Maggio ile 1954 yılında evlendi.

Fazla şöhret, aşkı öldürdü!

Film yapımcılarının peşinden koştuğu Marilyn Monroe, How to Marry a Millionaire, Gentlemen Prefer Blondes ve Niagara adlı filmlerle şöhretini zirveye çıkarmıştır. Ancak bu ün onun özel yaşamını olumsuz etkilemiştir. Çok aşık olarak evlendiği ikinci eşi Joe Di Maggio ile bir yıl içinde ayrıldı. Çünkü o dönemlerin en seksi sarışınıyla evli olmak çok zordu.

İşinde çok başarılıydı!

Arka arkaya rol aldığı filmler, fotoğraf çekimlerinden kazandığı paralar, bu genç kadının hayatını hayallerinin bile ötesine taşımıştı. Artık Marilyn Monroe Productions adında bir film şirketinin patronuydu. İş hayatı tam gaz gidiyor, her geçen gün hayranları artıyordu. Bu arada aşk hayatı da hiç boş kalmıyordu. Oyun yazarı olan Arthur Miller ile yaşadığı aşkı da 1956 yılında bir evlilikle taçlandırdı. Fakat bu evlilikte de çok mutlu olduğunu söylemek mümkün değil. Zira bu dönemde alkol ve uyuşturucu bağımlılıkları onu hızla dibe çekiyor, fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıyordu. Hal böyle olunca dünya starının üçüncü evliliği de hüsranla sonuçlandı.

Hem mutsuz hem de başarısız bir süreç başladı!

Zararlı madde kullanımı onu kendisine esir etmiş, evliliği bitmiş ve psikolojisi ciddi olarak bozulmuştu. Bu karmaşık süreçte hayatına ünlü, ünsüz pek çok erkek girmişti. Özellikle Kennedy ile olan birlikteliğinin onu depresyona sürüklediği konuşulmaktaydı. Yıl 1962 olmuştu ve Marilyn Monroe’nun hayatı artık çekilmez hale gelmişti. Tarihler 5 Ağustos 1962 tarihini gösterdiğinde dünya yıldızı Brentwood’daki evinde ölü olarak bulundu. Kendisi aşırı miktarda uyku ilacı almış ve ölüme gitmişti. Ancak bu olayın aslında intihar değil, bir cinayet olduğu, ünlü yıldızın zehirlendiğini düşünenler, iddia edenlerin sayısı hiç de az değildir.

Hayat hikayesi gibi filmi de yarım kalmıştı!

Ölümünden önce çekimlerine başlanan Something’s Gotto Give adlı film elbette ki hiçbir zaman tamamlanamadı. 20. yüzyılın seks sembolü, güzellik ve cazibe abidesi eşsiz Marilyn Monroe, 36 yıllık kısacık yaşamına çok büyük başarılar, belki de 100 yıl sonra bile hatırlanacak bir “güzel kadın” imajı bırakmıştır.

Dillere destan güzelliği ve şöhreti yıllara meydan okuyor!

Her güzelliğin bir devri vardır. Televizyon dünyasından ne güzeller gelip geçiyor. En fazla 10-15 yıl içinde onun yerini başkaları alıyor. Ancak 36 yaşında hayatını kaybeden, dolayısıyla hiç yaşlanmayan, hep en güzel, en dişi haliyle gözlerde, gönüllerde kalan Marilyn Monroe yerini her daim korumayı başarıyor.

Chanel No:5 adlı parfüm, Marilyn Monroe’nun en çok sevdiği, asla yanından ayırmadığı, vazgeçemediği parfümüydü. İşte ölümünün ardından yarım asır geçmiş olmasına rağmen bu parfümün hala onunla anılması da aslında hiç sürpriz değil. Zira Marilyn Monroe adı başlı başına bir seksi kadın, eşsiz kadın markasıydı. Elbette ki her kadın onun gibi çekici kokmak istiyor.

Yıl 1999, ölümünün ardından tam 37 yıl geçmişti ki, Marilyn Monroe, People Magazine okuyucuları tarafından “Dünyanın En Seksi Kadını” olarak ödüllendirildi. Yine aynı yıl dünyaca ünlü dergi olan Playboy tarafından “20. yüzyılın En Seksi Starı” seçildi. Aslında bu yönden bakıldığında ölümünün ardından bu kadar uzun zaman geçmiş olmasına rağmen hala bu kadar hatırlanır olmak pek az ünlüye nasip olabilir.

Kısacık bir ömre tam bir arabesk filmi tadında çocukluk, hatta çok daha acılı bir dönem sığdırdı. Hayatının son 15 yılın sayısız film ve ödülle taçlandıran ünlü, ünsüz, her erkeğin hayallerini süslemiş, neredeyse tüm kadınları kendisine hayran bırakmıştır. Bir de Elton John’un “Candle in the Wind” adlı şarkısını bu seksi sarışına ithaf ettiği biliniyor. Aslında bıraktığı etkiyi düşündüğümüzde eminim ilham verdiği tek kişi Elton John değildir. En son olarak biz de saygı ve hayranlıkla anıyor, acılı başlayıp mutluluğun en zirvesini gören ve sonunda yine derinden bir arabeske gömülen kısacık hayatı anlamaya çalışıyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Günaydın!! Türkiye'deki 18 yaş altındaki  10 kızdan 6'sı, ergenlik dönemlerinde başarısız olmaktan korktuğu için yeni şeyler denemekten kaçıyormuş! Genç kızlarımızın , % 59'u başarısız olduklarında toplum tarafından dışlanacaklarını düşünüyormuş.. 7 yaşında bir  kızım var, onun da  okulunda, toplumda aynı  düşünce yapısıyla karşılaşacağını hissediyorum !  Özgüveni ve özdeğer duygusu yüksek genç kızların ülkemizde  yetişebilmesi için  bu anlayışın değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Başarı odaklı olmak yerine, başarıya giden yolda deneyebileceğini ama yanılabileceğini, her yanılgıdan bir şeyler öğrenerek asıl kazancın bu olduğunu öğrenmesi gerek! Kimse bir şeyi ilk seferinde en iyi yapmıyor, öğreniyor- deniyor- başarısız oluyor başarıyı kazanana kadar denemekten vazgeçmiyor. ➖➕➖➕➖➕➖➕➖➕➖➕O yüzden, tatlı kızkardeş: ✔️ Denemekten asla korkma, istediğin şeyleri  dene, dene hep dene.. ✔️Yanılacaksın, düşeceksin ama yeniden kalkacak Ve yapacaksın. ✔️Aynı bizler gibi #kızgibi 💪🏻 Foto @cengizdikbas
  • Güzel bir pazar gününün  en iyi arkadaşı #samsung8 @samsungturkiye #SınırlarıKaldır
  • İçerde ne varsa, dışarda da o var.. Sen bir aynasın, her şey seni sana yansıtıyor. 
Yargıladığın ne varsa o sensin, yargıladığın değil.  Bırak, sevgi yönetsin.. ----
Your perception of me is a reflection of you. Judging  me defines you, not me.Let love rule!❤️
  • Kanyon avm içerisinde Harika bir mutfak mekanı @intemayasam bu mekan içinde restoranlar, mutfak markaları, mutfağa ve gastronomiye ait her şey var, bir de güzeller güzeli @mugeboz canımın Harika mekanı @makai.experimental var. Bugün arkadaşlarımız Ve kızlarımızla bu mekanda şahane vakit geçirdik, birbirinden leziz çoook sağlıklı yiyecekleri yedik... Eline sağlık arkadasım, iyilik dolu  mekanında kazancınız bol olsun
  • Sizi bilmem ama benim beslenmemin önemli bölümü çorbalardan oluşuyor. Kemik suyuna, tahıllı, mercimek, nohut, mevsiminde sebzelerle bir çorba okul sonrası minikler icin Harika bir besin kaynağı.. Birbirinden lezzetli çorba tariflerim #aysetolgaiyiyasam da.. Yazı linki profilimde
  • Dün #DünyaBarışGünü idi, rakamlar çok acı, hepimiz ülkemizde bir kısmına  şahit oluyoruz. Barış nedir diye sormalı insan, sordunuz mu? Barış, bana göre önce insanın  kendinden başlıyor. Kendine duyulan sevgiye sahipse, erdemleri ve değerleri varsa ve bunlardan şaşmıyorsa kişi  barış da orada olacaktır. Bakın şu sözleri söylemiş çok sevdiğim bir kişi. #İnsanları mutlu edecek tek vasıta, onları birbilerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir. Dünyanın barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktır. " demiş. Aynı kişi ne demiş biliyor musunuz? " Yurtta sulh, cihanda sulh" Evet, evet  Atatürk demiş bu sözleri! Atam!! ,  dünyanın en vizyoner, hümanist ve bir felsefeciden de derin lideri Ulu önder #atatürk ümüzün sözleri yeterli. Bugün önce  özümüzde (yurtta) sonra çevremizde (dünya) barış için çalıştığımız bir gün olsun.❤️🇹🇷 Harika video  @natgeotvturkiye Barış için hep birlikte çalışalım.
  • Misafirhane

İnsan kısmı bir misafirhane, 
Her sabah yeni birisi gelir. 
Bir sevinc, bir bunalım, bir zalimlik, 
Aniden farkına varmak birşeyin, 
Hepsi beklenmedik misafir. 
Hepsini karşılayıp eyle! 
Evini vahşetle süpürüp, 
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse. 
Her geleni alnının akıyla misafir et. 
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini. 
Karanlık düşünce, utanç ve garez, 
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri. 
Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin. 
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi. 
#Mevlana
  • İstanbul'un en iyi açık hava etkinliklerinden @istanbulcoffeefestival başladı!!! Kahve, yiyecek, aksesuar, aktivite ne ararsan bu festivalde!  Kahve severler için bir de süprizim olacak, 21-24 Eylül tarihlerinde Nespresso standını ziyaret ederek #NespressoKeyfi hashtagi ile kahve anlarını fotoğraf ile paylaşan ziyaretçiler arasından Nespresso Türkiye'nin belirleyeceği  3 kişi #nespressoInissia kahve makinesi kazanacak, o halde #nespressokeyfi başlasııın☕️#istanbulcoffeefestival Foto @selimandmiles
  • Gü- nay- dıııınnn!! #likyayoluultramaratonu hazırlık koşuları devam.. 5 K biter Ayşe kahvaltıya gider, peki deli mi bu Ayşe sabahın köründe niye koşar? Elbet iyilik için koşar. @genckadinfonu  desteklemek amacıyla 30 Eylül 2017 tarihinde Likya Yolu Ultra Maratonu’nda 16,5 km parkurunu koşacağım. Bu koşu vesilesiyle sizleri de Genç kadınları ve Cinsiyet Eşitliğini desteklemeye, Genç Kadın Fonu’na katkıda bulunmaya davet ediyorum. Genç kadınları destekleyerek sadece onların hayatını değil, çevrelerindeki yüzlerce kadının hayatını da değiştirecek bir dayanışmanın parçası olabilirsiniz. Profilimde paylaştığım bağış  sayfam üzerinden yapacağınız bağışlar ile genç kadınların yaşadıkları sorunlara onlarla birlikte çözümler üretilmesini sağlayan projeler hayata geçirebilecek, eğitim, kampanya, savunuculuk ve farkındalık çalışmaları yürütülecektir.  @togvakfi
  • #8haftadadeğişim ruhu bulaşıcıdır demiştim. Bakın programın 2. gününde @tokdemirsera nasıl hissediyor? ・・・
Evet kilolu değilim fakat bölgesel mutsuzluklarım vardı. Şimdiye kadar fazlaca girişimde bulunup hep yarım bırakmıştım 🙈 şimdi bu durumu farklı kılan,kendimi peşimi bırakmayan ve bırakmalarını da zaten istemediğim bir adrese teslim etmiş olmam. Hepinizin tanıdığı güzel oyuncu ve tanıdığımız bir çok ünlünün de yaşam koçu canım @aysetolgaiyiyasam sayesinde doğru beslenerek,ve efsane spor hocam Burak @myptofficial sayesinde acayip hareketler yaparak iki derste bile inanılmaz sonuçlar görmeye başladım kendimde 😳 bu gidişle üniversiteli görünümden liseli görünüme terfi ederim artık 😂 bir teşekkürüm de Ayşe ile tanışmamıza vesile olan ve bana "hadi artık Seroşum" diye gaz veren ahiretliğim @melisbolkan 'a 😃 tabi bütün bu hazırlıkların bir sebebi var. Yok yok iki sebebi var 🤔😊 acaba klip mi geliyor? Dizi mi geliyor? Neler oluyor? 🙄 bu programın adı #8haftadadegisim bakalım neler olacak hep birlikte görelim 👊🏼🌟❤ @aysetolgaiyiyasam @myptofficial ps: üç hafta sonra six packleri buradan sizinle paylaşabilirmişim 😌😉😘 ----------
Başarımız tesadüf değildir, tüm besin gruplarını içeren dengeli ve temiz beslenme metodumuzla  ideal kilona inmek, sana özel egzersiz programıyla yağ yakmak, incelmek, sıkılaşmak Ve kas yapmak istersen, ben ve ekibim seni bekliyoruz!! merhaba@aysetolgaiyiyasam.com iletişim bilgilerini ilet, ekibim seninle iletişime geçsin.. 💪🏻
  • Bir kaç ay önce,  sevgili arkadasım ve İstanbul’un bana göre en iyi restoranlarından Toi kurucusu  Ve  en iyi şeflerinden olan İsmet Saz'dan bir telefon aldım, bana ağustos ayında Berlin’e çok büyük bir markanın özel bir lansmanına gelir miyim diye soruyordu.. Düşünmeden evet  dedim tabi ki, etkinliğin içeriği lansmanı yapılacak ürünün büyük bir gizlilikle saklandığı bu davet için oldukça heyecanlandım açıkcası.. Mielenin Çığır açacak yeni teknolojisiyle  tanışmak için tüm dünyadan 500 e yakın şef, yeme- içme yazarı, blogger İle beraber Berlin’de buluştuk.. Bizim ekip de şahaneydi İsmet Saz, Cem Karakuş, Ahmet Faik Karanis (sizin @yiyelimguzelleselim olarak tanıdığınız) , Miele Türkiye ve bendenizden oluşan Türk ekibi bu muazzam lansmandan cok güzel anılarla ülkemize döndük. Teknolojiyi, hayatın  her alanına taşımış olan Miele ekibi ve çığır açan yeni  fırını #dialogoven nedir, #aysetolgaiyiyasam da sizler için anlattım. Yazı linki profilimde #Revolutionaryexcellence @miele_turkiye
  • Zaman ne çabuk geçiyor, benim tatlı Kızım 7 yaşında. Hayat anılardan ibaret ve ben bazen onun  bebekliğini özlüyorum. Fotolarına bakmak istiyorum ama ne kadar az fotoğrafımız varmış diyorum. Dijital çağdayız, ama bence yine de bazı eski şeylerin değeri başka. Fotoğraf baskıları gibi. İşte bu yüzden kendime güzel bir hediye aldım HP Deskjet 3785. Dünyanın en küçük çok fonksiyonlu yazıcısı, kurulumu kullanımı oldukça kolay. Kızım bayıldı, hem aktivite yapıyoruz hem de beraber ev ödevlerini hazırlayıp aynı zamanda kendisi için fotoğraf basıyoruz. Farklı kağıtlar ve malzemelerle siz de hediye kartı, afiş, fotograf çerçevesi  yapabilirsiniz.
Biz bu ürüne bayıldık, incelemek ve satın almak isteyenler site linki profilimde . @hp #AnilariniziTazeleyin

Takip Et!