© 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Japon Kadınlarının Her Daim Zayıf Olmalarının 8 Nedeni

Japon kadınlarının hepsinin zayıf olması tabii ki sadece genetik özelliklerden gelmiyor. Japon kadınları hareketli ve sağlıklı yaşıyor. Beslenmelerine gelenek olarak özen gösteriyor ve tabii zayıf kalıyorlar. Ayrıca zayıf nesiller yetiştiriyorlar. Hepsi bu…

O zaman şimdi Japon kadınları neden bu kadar zayıf size listeleyelim.

Küçük tabak ve küçük porsiyon kuralı

Japon halkı çok zorluklardan geçmiş, savaşlar ve yokluklar yaşamış bir halk. O zamanlardan kalan yoklukta beslenme ve zamanla oluşan az her zaman iyidir kuralı onlar için çok önemli. Bütün öğünlerde küçük tabaklarda, küçük porsiyonlarla besleniyorlar ve asla fazlasını istemiyorlar. Mideleri yıllardır bu düzene alışmış. Örneğin tipik bir Japon yemeği; miso çorbası, küçük bir parça balık, pişmiş sebze, tofu ve salata, her zaman bir kase haşlama beyaz pirinç ve yeşil çay eşliğinde servis ediliyor.

Ekmek yerine haşlanmış pirinç

Japon halkı ekmek nedir bilmiyorlar. Dolayısıyla hayatlarında unla yapılmış hiçbir şey yok. Son derece sağlıklı olan unsuz beslenmenin en güzel örneği Japon kadınlarıdır. Ekmek yerine sadece küçük bir kase haşlama pirinç onları tok tutmaya yetiyor.

Kalorisi az beslenme

Japon halkı sadece ana öğünlerde besleniyor. Bu öğünlerin haricinde hiçbir Japonu elinde atıştırmalıkla yollarda göremezsiniz, çünkü bu onlarda pek hoş karşılanmıyor. Çalışırken de masalarında yemek yemeleri ayıp karşılanıyor. Yemek bir seremoni ve oturarak yavaş yavaş hazmedilerek uzun süreli sofralarda yenmeli. Zaten az kalorili haşlanmış sebze ya da balık tüketen Japon kadınları da kilo almıyor. İşlem görmüş, paketli ve fast food yiyecekler hiç kabul görmüyor. Balık ağırlıklı beslenen Japonlar, Omega-3 yönünden de zengin besleniyorlar. Şeker zaten dünyalarında yok.

Herşey zamanında güzel

Japon kadınları mutfaklarına asla mevsiminde yetişmeyen sebzeleri ve meyveleri  sokmuyor. Her sebze ve meyve hangi mevsimde doğal olarak yetişiyorsa onlar tercih edilerek yemekler yapılıyor. Bu durum restoranlarda da aynı şekilde geçerli. Batıdan etkilenme yaşansa da Japon halkı kendi gelenek ve göreneklerine göre yaşamaya ve de beslenmeye özen gösteriyor. Bu nedenle Japon kadınları zayıf ve tabii yetiştirdikleri nesiller de…

Tatlı olmadan yaşamak

Japonlar öğünlerinde gayet güzel ve çeşitli yemek yiyorlar. Zaten azla yetinen bir toplum oldukları için de yedikleri ile doyuyorlar. Bizim gibi yemek üzerine tatlı ve kahve dertleri yok. Zaten hayatlarında şeker yok! Japonya’da bildiğimiz gibi bir tatlı kültürü yok. Hatta onlarda tatlının yerini meyveler almış.

Dolayısıyla yemek üzerine tatlı yeme alışkanlığı olmayan Japonlar, sadece yemeklerden sonra içtikleri yeşil çayın yanında çok hafif ağızlarını tatlandıracak kadar ufak düşük yağlı ve şekersiz tatlıcıklar tüketiyor. Tatlı porsiyonlarının da bir lokmalık olduğunu da unutmayın. Japon kadınları neden zayıflamıyor limdi daha net oldu değil mi?

Pişirme teknikleri önemli

Japon kadınları yemeklerini yaparken sadece haşlama, buharda pişirme ve ızgara tekniklerini kullanır. Bir Japon kadınına yağ nerede diye soramazsınız, kullanmaz. O yüzden pişirme teknikleri de son derece sağlıklı. Kızartma yok, salça tereyağ yok. Balıklar buharda pişiyor, pirinç suda haşlanıyor. Hatta ızgara bile çok az tercih ediliyor. Sonuçta vücuda sağlıkla pişen yiyecekler giriyor.

Her yere yürümek

Japonlar her zaman hareketli ve her yere yürüyerek ulaşmayı tercih ediyorlar. Çok uzun mesafelerde de otobüs ya da tren kullanıyorlar. Arabaların içine tıkılmaktansa açık havada yürüyorlar. BU da onların zaten yediklerini de yakmalarına imkan sağlıyor. Asansör kullanmıyorlar, merdivenler tıka basa doluyor. Her işlerini kendileri yapıyor, evlerinde hizmetçi bulmak neredeyse imkansız. Çünkü Japon kültüründe kadın evinin her işini kendi yapar. Bunlar gerçekten zayıf kalmalarında önemli etkenler…

Sushi nerede?

Peki şimdi de neden sushi yemiyorlar diyeceksiniz? Japonların her öğünde en az 1 kere sushi yedikleri bir efsanedir. Japonya’da sushi doğumgünü, yılbaşı ya da mezuniyet gibi özel davetlerde yeniliyor. Tabii ki sushiden başka yemekler de var! Ama düşünün davetlerde bile en sağlıklı yiyeceklerle besleniyorlar.

Japon kadınları gibi “asla yağlanmamalı ve asla yağlamamalı” sözü için sizin de Japon tarzı yemek pişirmeye ihtiyacınız yok. Yapmanız gereken tek şey, diyetinize daha fazla balık, sebze ve meyve, yeşil çay ve belki de tofu ve haşlama pirinç eklemek ve çok daha küçük porsiyonlarda servis yapmaktır. Bir de sokaklarda asla atıştırmalık yemeyin. Sonuçlara siz de şaşıracaksınız.

Japon Kadınlarının Her Daim Zayıf Olmalarının 8 Nedeni” yazısı için 3 yorum yapıldı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Miniş dedi ki:

    Oralarda çikolata satılmıyorsa nasıl yemezler anlamıyorum yaa nasıl

  2. Miniş dedi ki:

    Yanlış yazdım bak naaıl şoklandıysam çikolata satılmıyormu marketlerde almıyorlarsa helal olsun

  3. Melike dedi ki:

    Vallahi gidip gördüm, aynen dediğiniz gibi her şey.. İki ay orda kalsam, 20 kilo verir dönerim herhalde..Tatlı dedikleri şey de, adı tatlı, 40 yıl tatlısız kalsam yine de onları yemem, tatsız tuzsuz garip bir şey.. Bizdeki mutfak hiç bir yerde yok…😀😁 Ama yine de o kültürde yaşamaya alışabilmek isterdim bir çok açıdan..

  • Cancan’a aldığımız en faydalı hediye sanırım bu #DijitalKumbara  ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi videoda anlatıyorum. Duymadık demeyin
  • Özleyenlere bir doz #seksenler #tbt si.. 2012’de başladık, 6 sezon, 228 bölüm çektik. Tatlı bir aileydik,  özlediğimiz o değerleri, dostlukları, sevgileri, aşkları, o zamanlarda kalmış tüm saf ve iyi duyguları hatırladık. Ben özledim, siz? Harika gelinliğim  @alissenuera
  • Aromaterapi iyi öğrenmek isteyenler buraya!! 28 Kasım Salı günü saat 10.30 ile 16.30 saatleri arasında düzenleyeceğimiz bu çok keyifli atölye çalışmasında vücutta meydana gelen enerji dengesizliklerinden, gündelik hayatta karşılaştığımız sağlık şikayetlerine aromaterapinin nelere iyi geldiğini konuşacağız. Aromaterapi kozmetikleri nedir sorusunun cevabını anlayacak, benimle beraber, mutfağımızda bulunan harika malzemelerle  kozmetiklerimizi hazırlayacağımız  atölyemizde aromaterapi kozmetiklerinde baz yağları, öz yağları faydalarını öğrenecek , kendi aromaterapi  formüllerimle; maskeler, peelingler, serumlar, tonikler hazırlayacak  ve temel formüllere sahip olacağız. 
6 saat süren atölye çalışmamız iki aşamalıdır. 
Birinci aşamamızda teorik olarak aşağıdaki konularımız anlatılmaktadır. •AROMATERAPİNİN TARİHÇESİ
•AROMATERAPİDEKİ EKOLLER
•AROMATERAPİ UYGULAMALAR •ÜRETİM TEKNİKLERİ
•BAZ (TAŞIYICI) YAĞLARIN İNCELENMESİ
•20 ÖZYAĞIN İNCELENMESİ.
•TEMEL AROMATERAPİ FORMULLER Katılım Şartları: Derya hn 05335900959
📆:28.11.2017
⏰:10.30-16.30
📍:Pınar Mah. Dut Sok No:30/a İstinye
  • Hepimizin evrende gerçekleştirmek zorunda olduğu bir amacı ve misyonu 
var. Bütünsel Yaşam Koçu, Klinik Aromaterapist, Motivasyonel Konuşmacı olarak çıktığım iyilik yolculuğunda; benim amacım da, insanlara ışık  tutarak kendilerinin en iyi versiyonları haline gelmelerine yardımcı  olmak. Çünkü bence insan hasta değil.  Mükemmel yaratılmış bir makine. İyi olduğunu tekrar hatırlaması, mükemmel hale dönmesi için bir rehber niteliği taşıyan kitabım ‘İyilik Sende'yi bir iyilik hareketi olarak kurguladım ve bu hareketin tüm Türkiye’yi gezerek herkese  her boyutta şifa getirmesi hayalindeyim.Benim hayalim bu. Bu bir dalga efekti. Bir insanın hayatına dokunuyorsun ve dalga dalga büyüyor. Birazdan @vodafonetr #corporateathlete lansmanında Vodafone Türkiye çalışanlarıyla,  canlı yayında #iyiyaşam ın temellerini konuşacağım, beklerim.. Foto @balibey
  • Bilmiyorum sizin gerçekleşmesini istediğiniz tek dileğiniz ne? Benimki tüm dünyadaki çocukların özgür, sağlıklı, güvenli, şefkat ve sevgi dolu, bereketli ve çoook mutlu olduklarını görmek. Bunu tüm kalbimle diliyorum. Bugün#dünyaçocukgünü  @unicefturkiye 
#DünyaÇocukGünü’nde Alp Emüroğlu, UNICEF-GREY ortaklığında yürütülen çalışmada dünyanın görmezden geldiği milyonlarca mülteci veya savaş bölgesinde yaşayan çocuğun görünür olması için uğraştı. Türkiye’de yaşayan1.4 milyon Suriyeli çocuk için #UmutVerenOyuncaklar Projesi’ni geliştirdi. Onlar  bir çocuğa #senigörüyorum #benimiçindeğerlisin dediler, yüzlerini güldürdüler.  Teşekkürler @4129grey Teşekkürler @unicefturkiye
  • Pazartesi sendromunu yenmenin en iyi yolu, spor- spor - spor!! Kolları ve omuzları çalıştırıp sıkılaştırmak isteyenler kimler, haydi elleri göreyim!! Müracaat #youtube kanalım! Video profilimdeki linkte...
  • Her mevsim ayrı güzel ama sen ayrı güzelsin #sonbahar Sonbaharı çok seviyorum, sen? 🍂 Foto @balibey
  • Hatalar yapmış olabilirsin, defalarca incinmiş, yanlışı seçmiş, yanlış insana güvenmiş olabilirsin. Tüm bu deneyimler senin kim olduğunu şekillendiriyor. Neye dönüşüyorsun peki? Kötü tecrübelerin seni sert, güvensiz, aşka kapamış, bencil hatta acımasız birine mi dönüştürdü? İşte en önemli şeyi atlıyoruz, o kararı verenin biz olduğumuzu unutuyoruz. Biz neye karar verirsek ona göre şekilleniyoruz.. Çok büyük hatalarım oldu, yanlış yaptığım arkadaşlarım oldu, yanlış insanı sevip çok incindim , başarısız oldum, iflas ettim, çok üzüldüm ama üzdüm de.. Çünkü hayat böyle. Düşeceğiz, hatalar yapacağız, üzüleceğiz, yanlış yollarda kaybolacağız.. Şimdi hatalarımın farkındayım ve onları düşünüp kendime kızmak yerine onların dersiyle; başta kendime, sonra hayata, çevreme daha anlayışlı, şefkatli ve özgür davranacağım halime kendimi şekillendirdim. Çünkü biliyorum ki, başıma gelmiş ne kadar kötü şey varsa olsun, o deneyim beni tanımlamıyor. O deneyim yüzünden, daha iyi bir iş fırsatını yakalama, daha başarılı olma, birini daha çok sevme, yardım etme şansını kaçırmayacağım. Bir kötülük beni kendi gibi yapmayacak. Çünkü, gelişmeyi, daha fazla sevmeyi, kendimin en iyi hali olmayı seçiyorum. Çünkü tek yarışım kendimle, tek seyahatim kendime. Cesaretim var, sonuna kadar gitmeye, tekrar denemeye, şans vermeye, her şeydeki iyiyi görmeye, çok güvenmeye, hep daha fazla ve koşulsuzca sevmeye. Çünkü biliyorum ki, her şey benim elimde.
  • Benim güzel arkadaşım @tanemsivar a kulak verin! Bizler, çok üzgün ve kızgınız! ・・・
Yillardir sayisiz güzel insan #hayvanhaklariyasasi icin bikmadan usanmadan mücadele etti ve ediyor. Hayvanlar elbette mal degil ve zaten bunu bu zamanda tartisiyor olmak bile sacmalik ve ülkemizin ayibi! Ama asil anlatilmak istenen sevgi vermekten ve almaktan baska hic bir beklentisi olmayan canlilara bunu yapanlar ile insanlara yapanin ayni kisi /  ayni zihniyet oldugu. Hayvanlara bunu yapabilen insanlar cocuklari taciz eden, tecavuz eden, karilarini dòven ve öldüren insanlarla ayni / bunu anlamak neden bu kadar zor ? Bu insanlar toplum icin ciddi bir tehlike ve tehdit olusturuyorlar. Biz aile olarak bunun canlı örnegini 24 saat icinde yasadik. Önce can dostlarımız, evimizin neseleri ve oğlumuzun ilk arkadaslarini kaybettik ardindan da ayni insan ayni hislerle bize zarar vermek istedi ve korkuyorum ki hala verebilir. Biz tüm yasananlari kaydettik, yetkililere sunduk ve basinda bu denli genis yer aldi .....daha ne olmasi lazim? Yalvarıyorum bize anlatın cunku biz gercekten anlamıyoruz! anlayamıyoruz. O nedenle tekrar söylüyoruz #hayvanhaklariyasasi sadece hayvanlar icin degil eşleriniz, cocuklarımız ve sevdiklerimiz icin cok onemli. Bu arada tekrar tekrar basina ve tum sosyal medyaya sonsuz tesekkurler ve sevgiler. Edhem ve ben bu destegin bizim kopeklerimize yapilananlara isyanin ötesinde uzun zamandir birikmiş toplumsal, insani ve duygusal bir reaksiyon oldugunun farkindayiz o nedenle desteginizi suistimal etmeden cozum uretmeye odakli ilerlemeye calisiyoruz. Destekleriniz cok önemli #djangobozburun ( link profilimde)
  • Londra seyahatimin son durağı ünlü St. Pancrass istasyonunda Godiva çikolatalarından yapılmış Doğu Ekspresi. @godiva Agatha Christie’nin ünlü polisiye romanı Doğu Ekspresinde Cinayet’in yeniden beyazperdeye uyarlanışı olan ve 10 Kasım’da Türkiye’de vizyona giren filmde “konuk oyuncu”. Bu işbirliğinin şerefine filmdeki trenin birebir aynısını çikolatadan tasarlayan Godiva’nın , 3 metre boyunda ve 60 kilo ağırlığında olan trenini tasarlaması 50, inşa etmesi ise 350 saat aldı. Dünyanın “en tatlı” treni şu an Londra’nın en önemli tren garı St Pancras’da sergilenen bu “tatlı” eser, eser açık artırmada satılacak ve geliri göçmenleri desteklemeye yönelik çeşitli çalışmalar yürüten bir hayır kurumuna bağışlanacak. #çikolatadantrenimolsa #murderontheorientexpress #godiva #godivamoustache
  • 21. İstanbul Tiyatro Festivali 13 Kasımda başladı! İki hafta boyunca, yurtdışından 6, Türkiye’den 13 oyun ve yan etkinlikler, 18 farklı mekânda tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunları incelemek ve bilet almak için @iksv_istanbul ve @biletix internet sayfasını inceleyebilirsiniz 
#bağımsızlıkyapar #isttiyatrofest
  • Nitto ATP  2017 Erkekler Uluslararası Tenis Turnuva Finallerinden merhaba. Turnuvanın Gold sponsoru @garantikoza davetiyle geldiğimiz  Londra’daki The O2 Arena’da 12 – 19 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleşen 2017 Erkekler Uluslararası Tenis Turnuva Finalinde heyecan büyük.  Akşam  Roger Federer maçı bizi bekler!! #garantikozalondrada #garantikoza #nittoatpfinals

Takip Et!